|
|
Beş yaşındayken mucit olacağımı düşünürdüm. İcatların dünyayı değiştirebileceğini biliyordum. Diğer çocuklar yüksek sesle ne olmak istediklerini düşünürken, ben ne olacağımı bilmenin gururuyla böbürleniyordum. |
doğrudur efendiler, kitap okumak insana pratik pek fayda sağlamaz. bilakis varoluşun farkındalığını arttırır, acı verir farkındalık, varoluşunun en fazla farkında olan insan en fazla acı çeken insandır. varoluşun ağırlığı ve o ağırlığı tüm bedeninle, fiziksel varlığınla hissetmektir acı olan. |
|
|
|
|
|
|
Bugünlerden, her şeyin başladığı o an’a doğru bir yolculuğa çıkmak üzeresiniz. Bu infografik henüz tamamlanmış değil, ve ilginç ki; tam şuan biz bu satırları yazarken ve yayına aldığımızda sizler bu satırları okurken infografiğin hep biraz daha ötesine geçmiş olacağız ve ilerleme hiç bitmeyecek. |
“And olsun ki, biz insanı süzme çamurdan yarattık. Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu başka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir.” |
|
|
|
|
|
|
Kendi sorduğum soruya cevabı kendim yapıştırayım: Tabii ki, öyleyiz! Başka nasıl olabilir ki? Bozuk düzen ya da çarpık düzen veya sömürü düzeni, yağma düzeni vb. adlarla andığımız düzeni her gün yenileyen, sürdüren bizden başkası değil. |
Okul okumamış, benim gibi dünyanın seçkin salonlarında kahkahasını akort eden steril yüzlere taşralı bir züppelikle söylediği bir şey olmamış. Hugo’nun Les Misérables (Sefiller)’ının ilk cümlelerini yazdığı evin önünden bile geçmemiş! Namluların bize dönük olduğu yerde canı sürekli sıkılıyi. |
|
|
|
|
|
|
İnsanlar mecburen yapmak istediklerinin bir kısmını aslında istemedikleri partilere oy verirler. Bir partinin neredeyse her görüşünü destekliyor bile olsanız ona oy verdiğinizde desteklemediğinizi de yapma ve hatta oy verme sebebi olarak sunduğu şeyleri bile yapmama hakkına sahiptir. |
herhangi bir kitaba girmeyecek ekolojik unsurlu bir şiir |
|
|
|
|
|
|
“Elbette inanmıyorum,” diye cevap vermiş Bohr, gülümseyerek, “böyle saçmalıklara bir an olsun inanmam. İnanana da, inanmayana da uğur getirirmiş dediler de, onun için astım nalı oraya.” |
Ana fikri baştan söylemeliyim; mutsuzluk dertsizliğin bir sonucudur. Düşünecek bir şeyi kalmayan beynin hissettiği boşluktur. |
|
|
|
|